|
Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Öncesinde Kıbrıs'ta Son Gelişmeler... 25.04.2010 |
|
|
|
|
CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE KIBRIS’TA SON GELİŞMELER
Konuşmacılar Prof.Dr.HÜSEYİN PAZARCI ERGUN OLGUN Moderatör Dr.AHMET ZEKİ BULUNÇ Yer MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ Gün ve Saat 25 MART 2010 18:00 Düzenleyenler MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ ve BİLAY-Bilgi Araştırma ve Yönetim Vakfı
Aydın Esen
Değerli milletvekilleri, sevgili arkadaşlarım, hepiniz hoş geldiniz. Türkiye içinde bulunduğu şartlarda, malumu âliniz bir yol ayrımında. Çok çeşitli açılardan kritik dönemlerden geçiyoruz. Kıbrıs bunlardan bir tanesi gibi görünüyor ama. Kendi cesametinden çok daha büyük bir yol gösteren bir pusula gibi. Kıbrıs Türkiye’nin Ortadoğu‘daki rolünü belirleyen Kıbrıs Türkiye’nin Avrupa birliğindeki rolünü belirleyen, belki Kıbrıs ordaki göstereceğimiz metanet, cesaret ve dirayetle Türkiye’nin dünyadaki yerini belirleyen bir konuma, öneme haiz. 18 Nisanda Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimi var. Bu seçimin sonuçları gerçekten belirleyici olacak. Bu seçimlerden önce gerek Türk kamuoyunu gerekse bu konuya ilgi duyanları bilgilendirmek üzere Mülkiyeliler Birliği ile birlikte Bilay, Bilgi Araştırma ve Yönetim Vakfı bir panel düzenlemeyi düşündü ve bu önemli toplantıyı tertipledik. Bu konuda gerçekten konunun uzmanı üç arkadaşımız lütfettiler. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Görüşlerini ve aydınlatıcı bilgilerini bizlere sunmayı kabul ettiler. İzninizle ben onları davet etmek istiyorum. Ahmet Zeki Bulunç arkadaşımız Kıbrıs‘ın daha önceki Türkiye büyükelçisi. Kıbrıs’ta uzun yıllar bürokratik deneyimi oldu. Kıbrıs sorununu en yakından en içten bilen arkadaşlarımızdan birisi. Şu anda Başkent Üniversitesine görevli ve hala bu konuda çeşitli toplantılarda aydınlatma görevini sürdürüyor. Buyurun Ahmet bey.
Öncelikle misafirimiz Ergun Olgun beyi takdim etmek istiyorum. Ergun bey Kıbrıs’tan geldi. Bu toplantı için geldi. Siyasi strateji uzmanı. Rauf Denktaş’ın, sayın Cumhurbaşkanının danışmanlığını yaptı. Cumhurbaşkanlığı müsteşarlığı yaptı. Kıbrıs’ta Kıbrıs konusuna sahip çıkmak için oluşturulan Beşparmak grubunun üyesi. Kuzey Kıbrıs Uluslararası Konseyin geçici yönetim kurulu başkanı. Bu konuda görüşlerini dinleyeceğiz. Buyurun Sayın Ergün Olgun.
Üçüncü panelistimiz Hüseyin Pazarcı, Profesör doktor. Devlet, siyaset ve bilim adamı. Büyükelçi ve öğretim üyesi. Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünü bitirdi. Yüksek lisans ve doktorasını Paris Üniversitesinde tamamladı. Siyasal Bilgiler Fakültesinde 76’da doçent, 85’te profesör oldu. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi. Hacettepe Üniversitesi İktisadi İlimler Fakültesi Hukuk Bilimlerinde, Siyasal Bilgilerde uluslararası hukuk ve Paris’te misafir profesör. Devlet Planlama Teşkilatında Hukuk ve Eğitim Dairesi başkanı olarak görev yaptı. Dışişleri Bakanlığında 1. Hukuk Müşavirliği, Tunus ve Filistin devletleri nezdinde büyükelçi görevlerini yürüttü. Değişik üniversitelerde öğretim üyeliği yaptı. Lahey Daimi Hakemlik Mahkemesi, Ticari Hakemlik Dairesi, …? Uyuşmazlıkların Önlenmesi Merkezi üyesidir. Yayınlanmış 17 ? kitabı var. Tunus Cumhuriyetin Grand Professeur nişanı sahibidir. Buyurun sayın Hüseyin Pazarcı.
Makalenin tamamını okumak için TIKLAYINIZ.
|
|
Son Güncelleme: Cumartesi, 17 Nisan 2010 19:46 |
|
|
GELENEKSEL İKTİSAT BİLİMİ, SAĞCI İKTİSAT KURAMLARI, YENİ BİR SENTEZ - Tuncer BULUTAY |
|
|
|
|
GELENEKSEL İKTİSAT BİLİMİ, SAĞCI İKTİSAT KURAMLARI, YENİ BİR SENTEZ
Açıklama
Bu kitabın sayın derleyeni benden bu konularda bir yazı hazırlamamı istedi. Ben de öneriyi sevinçle karşıladım, yazmaya karar verdim. Ama yazıyı, çok uzaması nedeniyle, zamanında tamamlayamadım. Kendisiyle görüşerek bir anlaşmaya vardık: Kısa zamanda geniş bir özet sunacağım; yazının tümünü önümüzdeki aylarda tamamlayarak, metni Üniversite’nin Web sitesine konulmak üzere göndereceğim. Metni Mülkiye Web sitesine de koymayı düşünüyorum.
TUNCER BULUTAY
ÖZET
1. Bilimin Niteliği
Bence, bilim özünde günlük yaşamdan pek farklı değildir, onun bir türüdür. Her ikisinde de gözlem, olay, veriler ve deney temel ögelerdir. Günlük yaşamda da, bilimde de düzenlilikler oluşturma, olayları kalıplara (kategorilere) sokma, bu amaçla tahminler, hipotezler üretme, hipotezleri yaşamın verileriyle sınama, bu yollarla geleceği öngörme hedeflenir.
Hipotezler tahmin ve beklentilerdir. Bunlar herzaman olmasa da sürekli sınanır. Yeterli sayıda yanlışlanan, öyle kabul edilen hipotezler, beklentiler terkedilir; çokca da düzeltilir, değiştirilir. Bildiğim kadarıyla, ünlü Bayes kurallarının söylediği de budur.
Yine günlük yaşamda ve bilimde olaylar, özellikle gözlemler açık ve kesin olmadıkları gibi, kişilere ve gruplara göre de değişebilirler. Bunun doğal sonucu, bilimsel olanlar dahil, bulguların onları yapan ve bulanlara göre değişmesidir. Bireyler genelde görmek istediklerini görürler.
Bu ortak yanlara karşın bilimi günlük yaşamdan ayıran temel ögeler ise şunlardır: Bilim, sürekli merakın harekete geçirdiği bilinçli, sistematik bir istenceyle arayan, irdeleyen, sınayan, deneyen; bazen bizzat kendisinin ürettiği sorunlarla cebelleşen; daha çok, daha derin verilere ulaşmaya çalışan; yeni buluş ve araçlarla sürekli deney yapan bir yaklaşım ve etkinliktir. Ama bu ayırım mutlak bir kesinlikte değildir, bir derece meselesidir. Makalenin tamamını okumak için TIKLAYIN
|
|
Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Mart 2010 21:28 |
|
E-Kitap'ı BURADAN indirebilirsiniz.
|
|
E-Kitap'ı BURADAN indirebilirsiniz.
|
|
E-Kitap'ı BURADAN indirebilirsiniz.
|
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 / 13 |