Duyurular
Mitinge Davet PDF Yazdır e-Posta

Halkevleri, ÖDP, EMEP ve TKP’nin düzenlediği, çeşitli demokratik kitle örgütleri, oda ve sendikaların destek verdiği, Eşit, Özgür bir Ülke için; 12 Eylül Anayasası’na da, AKP Anayasasına da HAYIR! mitinginin ikincisi 4 Eylül’de Ankara’da gerçekleştirilecektir.

Tüm Mülkiyelileri Kolej Meydanında yapılacak olan bu mitinge katılmak üzere Saat 15.00’de Mülkiyeliler Birliğinde buluşmaya davet ediyoruz.

MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ YÖNETİMİ


Son Güncelleme: Perşembe, 02 Eylül 2010 00:31
 
Vakıf Yönetiminde Son Durum PDF Yazdır e-Posta

Bazı Mülkiyelilerin vakıf yönetim kurulu üyeliklerinde meydana gelen değişiklikler konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ifade etmeleri nedeniyle aşağıdaki özet kronolojik açıklamanın yapılmasında ve özellikle vakfa ait mevduat hesaplarıyla ilgili olarak ortaya çıkması muhtemel vahim durum hakkında bilgi verilmesinde yarar görülmüştür.

1) Mülkiyeliler Birliği Derneği’nin 21 Mart 2010 tarihli  Genel Kurulunda Vakıf senedinin 11/d maddesine göre 4 yıl süre ile görev yapmak üzere Vecdi SEVİĞ yönetim kurulu üyesi seçilmiştir. Aynı Genel Kurulda Dernek Yönetim Kurulu üyesi ve bilahare Dernek Yönetim Kurulunca başkan seçilen İhsan FEYZİBEYOĞLU Vakıf senedinin 11/e maddesine göre 2 yıl süre ile görev yapmak üzere Vakıf yönetim kurulu üyesi olmuştur.

Böylelikle Vakıf Yönetim Kurulu aşağıdaki kişilerden oluşmuştur:

Bekir Haluk YAVUZ, Mehmet Ali YILMAZ, Sami OĞUZ, İlhami ÜNAL, Erel TELLAL, İhsan FEYZİBEYOĞLU ve Vecdi SEVİĞ.

2) Görev süreleri dolmuş bulunanan yönetim kurulu üyeleri İlhami ÜNAL ve

Erel Tellal’ın yerlerine 09.04.2010 tarihinde Vakıf Yönetim Kurulunun 4 üyesi tarafından Cengiz KOCA ile Burça KIZILIRMAK seçilmişlerdir.

3) Yüksek Danışma Kurulu tarafından ilk kez 9 Mart 2002 tarihinde, 4 yıllık sürenin bitmesi nedeniyle ikinci kez 8 Nisan 2006 tarihinde üye seçilen, 5 Ağustos 2009 tarihinde vefat eden arkadaşımız Aydın Seferbay’dan boşalan üyeliğe, kalan süreyi tamamlamak üzere, Yüksek Danışma Kurulunca 24 Ocak 2010 tarihinde Sami Oğuz seçilmiştir. 10 Nisan 2010 tarihinde toplanan Yüksek Danışma Kurulu uzun tartışmalardan sonra Sami Oğuz’un görev süresinin sona ermiş olduğuna karar vermiş,  boşalan üyeliğe Hasan Yaman’ı seçmiştir. (Tartışmaların devam etmesi üzerine 22 Mayıs 2010 tarihinde yapılan Yüksek Danışma Kurulu toplantısında da Sami Oğuz’un görev süresinin sona ermiş olduğu teyid edilmiştir.)

4) Vakıf merkezinde 16 Nisan 2010 tarihinde saat 14.30’da yapılan ancak Bekir Haluk YAVUZ, Mehmet Ali YILMAZ ve Cengiz KOCA’nın yazılı ve sözlü olarak davet edildikleri halde katılmadıkları toplantıda İhsan FEYZİBEYOĞLU Vakıf Başkanı, Vecdi SEVİĞ’in ise Başkan Yardımcısı seçilmişlerdir. (*)

5) Bu toplantıdan sonra eski yönetim mensupları, çok muhtemelen vakıf yönetim kurulunda çoğunluğu kaybetmiş olmaları nedeniyle Sami Oğuz’un görev süresinin sona ermediği yönündeki ısrarlı tutumlarını sürdürmüşler, ayrıca 26 Nisan 2010 tarihinde TBMM’nden gönderilen bir ileti ile yeni yönetim aleyhine bir kampanya başlatmışlardır.

6) Vakıf yönetim kurulunun 3 Mayıs 2010 tarihli toplantısında müteakip toplantının 10 Mayıs 2010 tarihinde saat 17:00’de Vakıf merkezinde yapılması kararlaştırılmıştır.

8 Mayıs 2010 tarihinde Haluk YAVUZ Vakıf merkezine gelerek yönetim kurulu karar defterini almış ve götürmüştür. Durum bir tutanakla imza altına alınmıştır.

10 Mayıs 2010 tarihinde, mazeret beyan eden Burça KIZILIRMAK ile Bekir Haluk YAVUZ, Mehmet Ali YILMAZ ve Cengiz KOCA toplantı yerine gelmemişler, toplantı yapılamamıştır. Durum bir tutanakla tesbit edilmiştir.

Bilahare noter tarafından yapılan bildiriden yönetim kurulu üyeleri Bekir Haluk YAVUZ, Mehmet Ali YILMAZ, Cengiz KOCA ve Ayşe Burça KIZILIRMAK’ın aynı gün ya da başka bir gün, başka bir yerde bir araya geldikleri ve yönetim kurulu karar defterine 10 Mayıs 2010 tarihli aşağıdaki metni yazdıkları öğrenilmiştir:

‘Vakıf Yönetim Kurulumuz İhsan FEYZİBEYOĞLU, Mehmet Vecdi SEVİĞ, Bekir Haluk YAVUZ, Sami OĞUZ, Mehmet Ali YILMAZ, Cengiz KOCA ve Ayşe Burça KIZILIRMAK’tan oluşmaktadır.

Vakıf Yönetim Kurulunun toplantı ve karar yeter sayısı oluşmadan gerçekleştirilen 16.04.2010 tarihli toplantısında alınan 319 ve 320 sayılı kararlara imza atan Hasan YAMAN Vakıf Yönetim Kurulu üyesi değildir.

Hasan YAMAN Yönetim Kurulu üyesi olmadığı halde, Yönetim Kurulu üyeliğine yeni atanması dolayısıyla yeterli bilgi sahibi olmayan Ayşe Burça KIZILIRMAK’a yanlış bilgi verilmek suretiyle bu kişi ile birlikte Yönetim Kurulu kararını imzalaması sağlanmıştır. Hasan YAMAN’ın toplantıya katılması ve Vakıf Yönetim Kurulu karar defterini imzalaması yasal olmadığından toplantı ve karar yeter sayısı bulunmadan alınan 16.04.2010 tarihli 319 ve 320 sayılı kararların yok hükmünde olduğu tespitle karar altına alınmıştır. Bu hukuki durum çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda 16.04.2010 tarihli 319 ve 320 sayılı kararlar geçersiz sayılarak;

1.Vakıf Yönetim Kurulu Başkanlığına B. Haluk YAVUZ’un Vakıf Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığına M. Ali YILMAZ’ın seçilmelerine,

2.Doç. Dr. Ayşe Burça KIZILIRMAK’ın yedek üyeliğine Doç.Dr.Sevilay ÇELENK’in seçilmesine,

3.Binalarla ilgili alınan koruma kurulu kararına itiraz edilmesine,

4.Vakıf Avukatı Necati YILMAZ’la sözleşmenin yenilenmesine,

5.Vakıf yerleşim yerinin Vakıf faaliyetlerinin gerçekleştirmesi için yetersiz olduğundan Karanfil Sokak’ta daha önce kiralanan yere taşınmasına

Toplantıya katılan üyelerin oybirliğiyle karar verilmiştir.’

Bilahare yapılan açıklamalardan alınan kararların ilgili resmi ve özel kurumlara ve kişilere yazıyla bildirildiği öğrenilmiştir.

7) 10 Mayıs 2010, 17 Mayıs 2010, 31 Mayıs 2010 ve 2 Haziran 2010 tarihlerinde toplantı yapılması için usulüne uygun olarak çağrıda bulunulan ancak mazeretsiz olarak toplantılara katılmayan Bekir Haluk YAVUZ, Mehmet Ali YILMAZ ve Cengiz KOCA vakıf senedinin 11 inci maddesinin son fıkrasına göre müstafi sayılmışlardır.

Adı geçenlerin yerlerine yedek üyeler Sezar SALMAN ve Semra ERBAY ile Mülkiyeliler Birliği Derneği Yönetim Kurulunca seçilen Nadir ELİBOL Mülkiyeliler Birliği Vakfı Yönetim Kurulu üyesi olmuşlardır

8) Eski yönetim mensuplarının internet ortamında yaptıkları açıklamalardan sonraki toplantılara katılmadığı anlaşılan Burça KIZILIRMAK 28 Haziran 2010 tarihinde vakfımıza gönderdiği elektronik posta ile üyelikten istifa ettiğini bildirmiştir.

9) Mülkiyeliler Birliği Genel Başkanları 26 Temmuz 2010 tarihinde bir bildiri yayınlayarak ‘topluluğumuzun tek yönetsel demokratik örgütü olan Mülkiyeliler Birliğinin Genel Başkan ve üyelerden oluşan Yönetim Kurulunun, Birlik Yönetiminde olduğu gibi, eklenti organ Vakfın yönetiminde ve tüm diğer iç ya da yan kuruluşlarında, Birliğin tüm mekan ve alanlarında tek belirleyici ve egemen olmasının tüm gereklerinin koşulsuz yerine getirilmesi’ gerektiğini, ‘Birliğin Vakıf dahil hiçbir eklenti örgütünde ve yönetim alanında bu iradeye aykırı bir oluşuma, görev yerine, yaptırım ve yürütüme meydan ve izin verilemez olduğunu’ vurgulamışlar ve ‘bu tarihsel, geleneksel ve hukuksal kurala uymak istemeyenlerin derhal görevlerinden ayrılmalarını’ talep etmişlerdir.(Bu bildiriyi Ali ÇOLAK imzalamamış, Alper AKTAN ise bildirinin imzalanmasından ve yayınlanmasından sonra herhangi bir gerekçe açıklamaksızın imzasını geri çektiğini sözlü olarak bildirmiştir.)

10) Yukarıda 1 ve 8 inci paragraflarda açıklandığı üzere, Mülkiyeliler Birliği Vakfı Yönetim Kurulunun üç üyesinin, kavga ve kargaşa çıkarmak, genel kurulda seçilen yönetimi engellemek, tek gelir kaynağımız olan lokanta işletmesini yasal kurallar ile şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerini çiğneyerek yönetmek gibi amaçlarla 38 yıllık vakıf merkezini terk etmeleriyle başlayan süreç söz konusu üyelerin vakıf senedine göre müstafi sayılmalarıyla sona ermiştir.

Ancak bu durum henüz üçüncü kişiler tarafından hukuki boyutlarıyla bilinememektedir. Bunun vahim bir sonucu olarak nezdinde vakfımızın mevduat hesabı bulunan bir kamu bankası, para çekme talebinde bulunulması halinde sulh hukuk mahkemesinden bir tevdi mahalli tespit edilmesinin istenileceğini bildirmiştir. Böylece Mülkiyeliler Birliği Vakfı’na ait hesaplar üzerinde blokaj uygulanması tehlikesi ortaya çıkmış olmaktadır.

Böyle bir gelişme Mülkiyeliler Birliği Vakfı’nı ödeme yapamaz ve yükümlülüklerini yerine getiremez duruma düşürecektir. Öğrencilerimiz burs alamayacak, 2007 yılında ruhsata bağlanan ve kendi kaynaklarımızla finanse edilebilecek olan tadilat projesi gerçekleştirilemeyecek, Karanfil Sokaktaki apartman dairesinin kira bedelleri ve benzerleri ödenemeyecektir. Vakfın mevduat hesapları üzerinde tasarrufta bulunamaması gelirlerin Birliğe aktarılmasını durduracağı için Mülkiyeliler Birliği de olumsuz etkilenecektir.

Bilgi ve takdirlerinize sunar, sizleri yönetim sorununun bir an önce çözülmesi için Genel Başkanlar Bildirisi’ne destek olmaya davet ederiz.

Saygılarımızla,

Mülkiyeliler Birliği Yönetimi

----------------------------

(*)Mülkiyeliler Birliği Vakfının çalışmalarına engel olmak amacıyla ayrı bir mekana taşınan eski yönetim mensuplarının kendi ifadeleriyle ‘düşmanlık, çatışma, dedikodu ve hukuksuzluk üretmekten iş üretmeye fırsat bulamayan Mülkiyeliler Birliği Derneği yönetiminin tek taraflı ve doğru olmayan beyanlarını yanıtlamak’ amacıyla 1 Temmuz 2010 tarihinde Mülkiye mezunlarına gönderdikleri iletide 2 konuda çok açık bir şekilde gerçek dışı iddialarda bulunulmuştur.

Bunlardan birincisi vakıf yönetim kurulunun 16 Nisan 2010 tarihli toplantısıyla ilgilidir ve aşağıdaki ifadeleri içermektedir:

‘15 Nisan 2010 tarihinde İhsan FEYZİBEYOĞLU diğer Yönetim Kurulu üyelerine gönderdiği, e- posta ile 16 Nisan 2010 tarihinde saat 18.00 da Vakıf merkezinde toplanılacağını bildirmiş, ancak aynı gün toplantıyı saat 14.30 bir kısım üyelere bildirmeden yapmıştır.

….

Diğer Yönetim Kurulu üyeleri çağrıldıkları toplantı saatinde Vakıf merkezine gittiklerinde toplantının belirlenen saatten önce yapıldığını öğrenmiş ve dolayısıyla toplantıya katılamamışlardır.’

Bu iddia çirkin bir yalandır.

16 Nisan 2010 tarihinde saat 18:00’de toplantı yapılması için üyelere sözlü ve yazılı çağrıda bulunulmuştur. Ancak bir gün önce Burça KIZILIRMAK’ın o saatte toplantıya katılamayacağını bildirmesi üzerine o tarih itibariyle Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezinde adres bilgileri bulunmayan Cengiz KOCA hariç diğer üyelere toplantının 14:30’a alınması için yazı ve telefon ile duyuru yapılmıştır.

Kendileriyle telefonla görüşülen üyelerden Mehmet Ali YILMAZ katılıp katılmayacağı konusunda düşünce açıklamamış, Bekir Haluk YAVUZ ise kendisinin ve arkadaşlarının Ankara dışında olduklarını söylemiştir.

Üzerlerinde üyelerle yapılan görüşmelere ilişkin bilgi notları bulunan söz konusu yazıların birer örneği Vakıflar Genel Müdürlüğü Müfettişine verilmiştir.

1 Temmuz 2010 tarihli iletide yer alan Mülkiye mezunlarını aldatmaya yönelik diğer gerçek dışı iddia,

Buna rağmen bahsi geçen (10.5.2010 tarihli) toplantıya, haberdar oldukları halde katılmayan Vakıf Yönetim Kurulu üyeleri İhsan FEYZİBEYOĞLU ile Vecdi SEVİĞ….

ifadesidir.

10.5.2010 tarihinde önceden kararlaştırılan yer ve saatte yapılan toplantıya katılmayan üyeler İhsan FEYZİBEYOĞLU, Vecdi SEVİĞ ve Hasan YAMAN dışındaki kişilerdir. Burça KIZILIRMAK mazeret beyan ederek, diğer üç üye ise mazeretsiz olarak toplantıya katılmamışlardır. Bu durum tutanakla imza altına alınmış, düzenlenen tutanağın bir örneği Vakıflar Genel Müdürlüğü Müfettişine verilmiştir.

Vakıfta çalışan arkadaşımıza 10.5.2010 tarihinde hasta olduğunu beyan eden Burça KIZILIRMAK aynı gün yapılmış gibi gösterilen toplantıda alınan kararı imzalamıştır.

Buna karşılık, söz konusu iletide  ‘Mülkiyeliler Birliği Vakfı Yönetim Kurulunun 7 üyesinden 5 üyenin katılımı ile gerçekleşen 10.05.2010 günlü toplantısında ‘…’toplantıya katılan üyelerin oybirliğiyle karar verilmiştir.’ denilmesine rağmen alınan karar, toplantıya katılan üyelerle birlikte ismi sayılan Sami Oğuz tarafından imzalanmamıştır. Sami Oğuz’un üyeliğinin sona ermiş olduğuna dair Yüksek Danışma Kurulu iradesini tanımayan kişilerin hukuki bir soruna yol açabileecği düşüncesiyle adı geçene söz konusu metni imzalatmadıkları anlaşılmaktadır.)

Son Güncelleme: Cuma, 06 Ağustos 2010 20:35
 
Mülkiyeliler Birliği Vakfı Karar Defteri Elektronik Ortama Aktarıldı PDF Yazdır e-Posta
Değerli Mülkiyeliler,

Mülkiyeliler Birliği Vakfı Yönetim Kurulu'nun 9 Temmuz 1972 tarihinde yapılan ilk toplantısından itibaren alınan tüm kararlarını içeren karar defterinin dijital ortama aktarıldığını daha önce duyurmuştuk.
Vakıftan burs ve sosyal yardım alan Mülkiyeli kardeşlerimizin isimlerinin yayınlanmasının hassasiyet yaratabileceği düşüncesinden hareketle bu isimleri silerek karar defterini aşağıdaki linkte yeniden bilgilerinize sunuyoruz.

Saygılarımızla,

MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ YÖNETİMİ

Son Güncelleme: Salı, 17 Ağustos 2010 22:49
 
Niçin Bırakmıyorlar ? PDF Yazdır e-Posta

Duyuru 2010-11

En uzak mesafe ne Afrika’dır,
Ne Çin,
Ne Hindistan,
Ne seyyareler
Ne de yıldızlar geceleri
Işıldayan…
En uzak mesafe iki kafa arasındaki
Mesafedir
Birbirini
Anlamayan…
                                      Can YÜCEL

Değerli Mülkiyeliler,

Mülkiyeliler Birliği eski Başkanı Sayın Ali Çolak ve arkadaşlarının Mülkiye kamuoyunu yanıltmaya yönelik gerçek dışı ve çelişkili açıklamalar yapmayı alışkanlık haline getirdiklerini 2004 yılından beri biliyoruz, yani bu tarzın yabancısı değiliz. Bu arkadaşlarımız, aynen 26 Haziran 2010 tarihinde yaptıkları açıklamada olduğu gibi, genellikle uzun uzun anlattıkları olaylarda gerçek durumu gizlemeyi ve özellikle genç üyelerimizi yanıltmayı, kafalarını bulandırmayı başardıklarını düşünmekle birlikte, gerçek durumun zannettikleri gibi olmadığı 21 Mart 2010 tarihinde yapılan Genel Kurul’da ortaya çıkmış, Mülkiye kamuoyu bu ekibe güven duymamış ve nöbet değişikliği yapılmasına karar vermiştir.   

Bilindiği üzere, Mülkiyeliler Birliği Derneği, Mülkiyeliler Birliği Vakfı ve KAZAN AŞ bir bütündür.  Bu kurumların gerçek sahibi on bini aşkın üyesi bulunan mezunlar Derneğidir. Çünkü bu kurumlar, binlerce Mülkiyelinin ödediği aidat ve bağışlarla kurulmuştur. Hiçbir kişi ya da Grup, kendi kişisel çıkarlarını, Mülkiyeliler Birliği üyelerinin ortak çıkarlarından üstün tutamaz.

Aynı şekilde,  Fakültede aldıkları eğitim ve geleneğe uygun olarak hiç bir Mülkiyelinin hukuka ve yasalara aykırı faaliyetlerde bulunması düşünülemez. Aksi takdirde ülkemizde yapılan hukuksuzluklara karşı çıkma konusunda Mülkiyelilerin söz söyleme hakkı olamaz.
Değerli Mülkiyeliler,

21 Mart 2010 tarihinde yapılan Genel kuruldan sonra göreve başlayan Yönetim Kurulumuz, öncelikle Vakıfta ve KAZAN AŞ’de geçmiş dönemde görev alan ve halen bu görevleri devam eden yöneticilerle, uyum içinde birlikte çalışma ve işbirliği imkanlarını sonuna kadar zorlamasına rağmen aradan geçen üç ay içinde maalesef bu çabalarımız olumlu sonuç vermemiştir.  

Genel Kuruldan önce Mülkiyeliler Birliği Derneği yönetimini kaybetme olasılığını dikkate alan Sayın Ali Çolak ve ekibinin, Vakıf ve Vakfın Şirketi olan KAZAN AŞ yönetimini ellerinde tutmak suretiyle yeni seçilecek yönetimi engellemeyi ve iş yaptırmamayı planladıkları, üç aydır izlenen tutum ve davranışlarıyla açıkça ortaya çıkmıştır.  Bugün gelinen noktada bu arkadaşlarımızın, kendilerini dışladığımızdan söz etmeye hakları bulunmamaktadır, çünkü bırakınız kendileriyle uyum içinde çalışmayı Mülkiyelilere yaraşır biçimde iletişim kurabilmek dahi mümkün olmamıştır.

Hergün yaşanan olaylara ilave olarak 10 Nisan ve 22 Mayıs tarihlerinde yapılan iki Yüksek Danışma Kurulu’ndaki tutum ve davranışları ortada iken nasıl bir iletişim kurulabilir ki ?

Bütün Mülkiyelilerin gözleri önünde;
-Hukuka ve Vakıf Senedine aykrı olarak yap-işlet-devret sözleşmesi imzalayan,
-Yeni binalar yapmak gibi önemli bir konuyu Mülkiyelilerin iradesinden ve genel kuruldan kaçıran,
-Seçimlerden bir hafta önce açıklama yaparak yap-işlet-devret sözleşmesinin feshedildiğini, müteahhitlerin hiçbir talepte bulunmayacaklarını, bunu sağlamak için taahütname verdiklerini açıklayan,
-Seçimlerden sonra bu söylediklerini unutan, taahütnameyi gizleyen, Vakıf defterini kaçırıp, arabasının bagajında gizleyen,
-38 yıldır aynı adresteki Vakıf merkezini taşımaya kalkışan,
-Deprem riski var diye uydurma bir gerekçeyle Otel binasını boşaltan, kapısını penceresini söküp viraneye çeviren, sonra dönüp biz böyle şeyler yapmadık diyebilen,
-2008 yılında Derneğin kısıtlı kaynaklarından 100 bin lirayı savurganca harcayıp, sonra bu projeden vazgeçtiğini açıklayan, ardından aynı projeyi Çankaya Belediyesine yeni proje diye sunarak kendi kamuoyunu aldatan,
-Göreve geldiğimizin ilk haftasında, binalarımızın korunmasıyla ilgili olarak Koruma Kurulu tarafından alınan karara itiraz etmemiz için Vakıf Yöneticilerimizi zorlayan,
-Derneğin, Vakfın ve Şirketin kısıtlı imkanlarını kendi kişisel çıkarları için yasalara aykırı olarak savurganca harcayan,
- Derneğe üye kayıtlarındaki evrakta tahrifat yapacak kadar ileri gidebilen,
-Sürekli olarak gerçek dışı açıklamalar yapan, bugün savunduğunu ertesi gün inkar eden,

İnsanlarla nasıl uyum içinde çalışılabilir, nasıl sağlıklı iletişim kurulabilir ki?

Ne demiş Can Baba; en uzak mesafe, birbirini anlamayan iki kafa arasındaki mesafe….

Peki niçin Vakıf ve KAZAN AŞ Yönetimine sıkı sıkı sarılıyorlar, niçin bırakmıyorlar?

Değerli Mülkiyeliler,

2004 yılından beri  6 yıldır Mülkiyeliler Birliği'ni, Vakfı ve Şirketi yöneten arkadaşlar genel kurulun iradesine rağmen niçin hala Vakıf ve Şirketi bırakmıyorlar? Bu tür görevler nöbetleşe yapılır, bir iki dönem  çalışılır, sonra yeni arkadaşlara devredilir, normal olan budur.

Eski yöneticiler niçin hala buralarda kalmak istiyorlar, niçin kendi öz kaynaklarımızla binalarımızı ve bahçemizi Mülkiyelilere yaraşır şekilde pırıl pırıl tertemiz hale getirmemizi engellemek için bu kadar uğraşıyorlar? Bu soruları iyi düşünmek lazım değil mi ?

Bilindiği üzere, Mülkiyeliler Birliği Vakfı Yönetim Kurulu’nun 21 Ekim 2007 tarih, 284 sayılı kararıyla, Konur Sokak ve Selanik Caddesinde bulunan binalarımızda restorant, lokal ve otel işletmeciliği yapmak, yayıncılık, kültür ve turizm alanlarında iktisadi faaliyette bulunmak amacıyla Kazan Yayıncılık Kültür ve Turizm Ticaret Anonim Şirketi (KAZAN AŞ.) kurulmuştur.

Şirketin sermayesi 50.000 TL olarak belirlenmiş ve her biri 1 TL değerinde 50.000 hisseye bölünmüştür. Bu hisselerden;

49.996 hisseye tekabül eden 49.996 liralık kısmı Mülkiyeliler Birliği Vakfı,
1 hisseye tekabül eden 1 liralık kısmı Dernek üyesi Musa CEYLAN
1 hisseye tekabül eden 1 liralık kısmı Dernek üyesi İlhami ÜNAL,
1 hisseye tekabül eden 1 liralık kısmı Dernek üyesi Yalçın DOĞAN
1 hisseye tekabül eden 1 liralık kısmı da Dernek üyesi Erdal EREN

Tarafından taahhüt edilmek suretiyle sermayenin tamamı ödenmiştir. 50 bin lira tutarındaki toplam sermayenin sadece 4 liralık kısmının 1’er liralık hisseler halinde 4 Dernek üyesine paylaştırılmasının sebebi, Türk Ticaret Kanununun 277 maddesine göre Anonim Şirketlerin en az beş kişiyle kurulmasına ilişkin yasal zorunluluktur.

KAZAN AŞ’nin yeni seçilen Yönetimin sorumluluğuna geçebilmesi için geçmiş Yönetim tarafından KAZAN AŞ Yönetim Kurulu’nda görevlendirilen İlhami ÜNAL, Musa CEYLAN ve Vadi KÜÇÜK’ün Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince yeni yönetimin gösterdiği üyelere hisse devri yapmaları ya da Şirket Yönetim Kurulu veya denetçilerin Şirket Genel Kurulu’nu olağanüstü toplantıya çağırmaları gerekmektedir. Ancak, bu konuda eski yönetimi temsil eden üyelerden İlhami ÜNAL, Yalçın DOĞAN ve Erdal EREN Şirketteki 1’er liralık hisselerini yeni yönetimle uyum içinde çalışacak Mülkiyelilere devretmek yerine, eski yönetimle aynı anlayışı paylaşan ve mevcut yönetimle çatışma yolunu seçen Mülkiyelilere devretmişlerdir.  Üstelik bu üyeler arasında Mülkiyeli olmayan ve hiç tanımadığımız bir kişi hem Şirket ortağı hem de Şirket Müdürü olarak atanmıştır. İlgili Müdürün yaklaşık 15 gündür izlenen tavır ve davranışları güven vermemekte ve KAZAN AŞ Yönetiminde böylesi bir dönemde önemli görevler verilen yetkilinin daha fazla vakit geçirilmeden bu görevinden uzaklaştırılması gerekmektedir.

Dolayısıyla mevcut durum itibarıyla Şirket’in sahibi durumundaki %99,99 hisseye sahip Mülkiyeliler Birliği Vakfı, büyük ortak olarak Şirketi yönetiminde söz sahibi değildir ve KAZAN AŞ hali hazırda TTK’ya göre sadece anonim şirket kurabilme şartını yerine getirmek üzere 1’er liralık hisse verilen Mülkiyeli ortaklar ve hiç tanımadığımız, güvenmediğimiz dışarıdan atanan ve de hisse sahibi yapılan bir Müdür tarafından yönetilmektedir.          

Değerli Mülkiyeliler,

2007 yılı Kasım ayında faaliyete başlayan Kazan AŞ, 2008 ve 2009 yılları ile 2010 Mart ayındaki genel kurulda yapılan değişikliğe kadar geçen yaklaşık iki buçuk yıllık süre boyunca önceki Yönetim tarafından idare edilmiş ve işletilmiştir. Özel kişilere kiralandığı dönemlerde sürekli olarak yüksek kazançlar sağlayan Mülkiyeliler Birliği işletmeleri, her nedense Birlik ya da Vakıf yöneticilerinin sorumluluğunda işletildiği zaman zarar etmekte ya da çok düşük oranlarda kar elde ettiği ileri sürülmektedir.  
2004 yılından beri 6 yıldır Mülkiyeliler Birliği ve Vakfı yöneten anlayışın Birlik, Vakıf ve KAZAN AŞ’de yeni yönetime bıraktığı miras ortadadır. Yaklaşık bir buçuk yıldır boş ve atıl tutulmak suretiyle viraneye çevrilen otel binamıza ilaveten, nasıl olsa yıkılacak gerekçesiyle yıllardır boya badana dahil hiçbir masraf yapılmayan ana binamız ve yasalara aykırı olarak savurganca yönetilen KAZAN AŞ.

Geçmiş yönetimin binlerce Mülkiyeliye ve yeni seçilen Yönetime bıraktığı mirasın en belirgin örneği olan otel binasının mevcut durumu aşağıdaki linkten izlenebilir.

http://www.mulkiye.org.tr/index.php?option=com_content&view=category&layout=blog&id=75&Itemid=168&limitstart=5

Sürekli olarak zarar ettiği iddia edilen Kazan AŞ’nin mevcut sorunlarını tespit etmek ve gerekli tedbirleri almak amacıyla Yönetim ve Denetim Kurullarımızca yapılmak istenen incelemeler başlangıçtan itibaren önceki Yönetim tarafından görevlendirilen Şirket Yöneticileri tarafından direnişle karşılanmasına rağmen elde edilebilen sınırlı bilgi ve belgeler üzerinde yapılabilen incelemeler sonucunda KAZAN AŞ’nin yasalara aykırı şekilde ve savurganca yönetildiği anlaşılmıştır.

Şirket’in hesap ve işlemleri üzerinde yapılabilen çok sınırlı incelemeler sırasında  tespit edilen hususlar aşağıda özetlenmiştir;

1-Dernek ve Vakıf yönetim kurulları üyeleri ile Mülkiye Araştırma Merkezi (MAR) üyeleri, görevleri gereğince yaptıkları toplantıları yemekli içmekli ortamlarda gerçekleştirmişler, oluşan yeme-içme bedelleri Dernek ve Vakıf bütçelerinden ödenmemiştir. Şirketin maliyetlerine yüklendiği halde hasılat hesaplarına yansıtılmaması nedeniyle hasılat kaybı şeklinde zarar oluşmuştur. Yaklaşık 50 bin lira civarında olduğu tahmin edilen bu giderlerin gerçek tutarı Şirketin bilgi ve belgelerinin tamamı incelenme fırsatı bulunduğu zaman ortaya çıkacaktır.   
2-Çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetlere katılan konuklar için yapılan ikram giderleri, aynen yukarıda özetlendiği şekilde Dernek ya da Vakfın bütçesinden ödenmemiş, ikram bedelleri doğrudan stok hesaplarından düşülmek suretiyle sadece maliyetlere yansıtılmış, Şirketin hasılat hesaplarına yansıtılmamış, bu şekilde maliyetlerin yükselmesine, hasılat kaybına ve Şirket zararın yol açılmıştır. (Şirkete ait belge ve evraklar üzerinde gerekli incelemeler sonuçlandırılamadığı için bu tür giderlerin tutarları henüz saptanamamakla birlikte toplam 30.000 Tl civarında olduğu tahmin edilmektedir. ),
3-2008 ve 2009 yıllarında gerçekleştirilen 4 Aralık balolarının bilet satışlarından elde edilen gelirlerin balo masraflarını karşılayamaması nedeniyle yaklaşık 50 bin lira tutarında oluşan zarar, Şirket hesaplarına gider kaydedilmek suretiyle Şirket karını azalmasına yol açılmıştır.
4-Kazan A.Ş Müdürüne yapılan yüksek tutarlı faturalar dikkat çekmiştir. Bu kişiye bir yıl boyunca danışmanlık ücreti adı altında aylık 15.000 TL tutarında olmak üzere 31/10/2008 tarihinden 21/03/2010 tarihine kadar katma değer vergisi hariç, toplam 191.650 TL ödeme yapılmış, ancak bu tutar üzerinden vergi mevzuatına aykırı olarak %20 oranında (191.650 TL*0,20=) 38.330 TL gelir vergisi tevkifatı yapılmamıştır.

Konunun araştırılması neticesinde; adı geçen kişinin alması gereken ücretin 3.500 TL olduğu, ancak Kazan A.Ş.’de çalıştırılan sigortasız işçilere para makbuzu ile yapılan ödemeleri gider gösterebilmek için fazladan fatura kesildiği anlaşılmıştır. İlgiliye ödenen toplam 191.650 liralık bir danışmanlık ücreti olmamasına rağmen bu tutarda fatura alınması mali mevzuatta “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge” kullanmak şeklinde tanımlanmaktadır.

Yukarıda özetlenen usülsüz işlemler ve sorumluları hakkında gerekli işlemler başlatılmıştır. Herkes hukuki sürecin sonuçlarına katlanmak zorundadır.

Sonuç itibarıyla Değerli Mülkiyeliler,

21 Mart 2010 tarihinde yapılan Genel Kurulumuzda mevcut binalarımızın yıkılmasını bahçemizin ve anılarımızın yok edilmesini istemeyen Mülkiyeliler; halen içinde yaşadığımız merkez binamız ve bahçemiz ile yaklaşık birbuçuk yıldır boş tutulmak suretiyle atıl bırakılan ve yıpranmaya terkedilen otel binamızın  onarılmasnı, bir an önce üyelerimizin hizmetine açılmasını, ihtiyaçlarımıza göre yeni kullanım alanları yaratılmasını ve bu işlerin gerektirdiği masrafların Kazan AŞ’nin kendi öz kaynaklarıyla karşılanmasını bizlere görev olarak verdiler.  Bizler sadece bu görevi yerine getirmeye çalışıyoruz.

Bütün engellemelere rağmen Mülkiye topluluğunun ortak çıkarları için yapıcı bir anlayışla hizmet üretmeye kararlıyız.  

Mülkiye topluluğundan aldığımız güç, güven ve destekle tüm zorlukları aşacağımıza yürekten inanıyoruz.

Saygılarımızla.

MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ YÖNETİMİ

Son Güncelleme: Çarşamba, 30 Haziran 2010 11:39
 
Mülkiye Kamuoyuna Duyuru... PDF Yazdır e-Posta

Duyuru 2010-10

Değerli Mülkiyeliler,

21 Mart 2010 tarihinde yapılan 42 nci Olağan Genel Kurul Toplantısından sonra nöbeti devir alan Yönetim Kurulumuz, olağan görevlerinin yanı sıra, önceki yönetimden devir alınan  sorunları çözümleyebilmek amacıyla hiç vakit geçirmeden çalışmalara başlamıştır.

Seçim bildirgemizde açıkça belirttiğimiz üzere, yeni seçilen Yönetim Kurulu’nun öncelikli görevi; halen içinde yaşadığımız merkez binamız, bahçemiz ile yaklaşık birbuçuk yıldır boş tutulmak suretiyle atıl bırakılan ve yıpranmaya terkedilen otel binamızı  onarmak, bir an önce üyelerimizin hizmetine açmak, ihtiyaçlarımıza göre yeni kullanım alanları yaratmak ve bu işlerin gerektirdiği masrafları Kazan AŞ’nin kendi öz kaynaklarıyla karşılamaktır.

Bilindiği üzere, Mülkiyeliler Birliği eski başkanlarından Sayın Füsun Çiçekoğlu’nun binalarımızın yıkılmasını engellemek ve korumaya alınmasını sağlamak amacıyla 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Koruma Kurulu’na yaptığı başvuru olumlu sonuçlanmış ve Kurulun 2 Nisan 2010 tarih ve 4978 sayılı kararıyla 9 parselde bulunan otel binamız korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiş,  9 ve 32 parseller ise koruma alanı olarak belirlenmiştir.

Son Güncelleme: Çarşamba, 30 Haziran 2010 11:19
Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 3