Söyleşi
GELENEKSEL İKTİSAT BİLİMİ, SAĞCI İKTİSAT KURAMLARI, YENİ BİR SENTEZ - Tuncer BULUTAY PDF Yazdır e-Posta

GELENEKSEL İKTİSAT BİLİMİ, SAĞCI İKTİSAT KURAMLARI,
YENİ BİR SENTEZ


Açıklama

Bu kitabın sayın derleyeni benden bu konularda bir yazı hazırlamamı istedi. Ben de öneriyi sevinçle karşıladım, yazmaya karar verdim. Ama yazıyı, çok uzaması nedeniyle, zamanında tamamlayamadım. Kendisiyle görüşerek bir anlaşmaya vardık: Kısa zamanda geniş bir özet sunacağım; yazının tümünü önümüzdeki aylarda tamamlayarak, metni Üniversite’nin Web sitesine konulmak üzere göndereceğim. Metni Mülkiye Web sitesine de koymayı düşünüyorum.

TUNCER BULUTAY


ÖZET


1. Bilimin Niteliği

Bence, bilim özünde günlük yaşamdan pek farklı değildir, onun bir türüdür. Her ikisinde de gözlem, olay, veriler ve deney temel ögelerdir. Günlük yaşamda da, bilimde de düzenlilikler oluşturma, olayları kalıplara (kategorilere) sokma, bu amaçla tahminler, hipotezler üretme, hipotezleri yaşamın verileriyle sınama, bu yollarla geleceği öngörme hedeflenir.

Hipotezler tahmin ve beklentilerdir. Bunlar herzaman olmasa da sürekli sınanır. Yeterli sayıda yanlışlanan, öyle kabul edilen hipotezler, beklentiler terkedilir; çokca da düzeltilir, değiştirilir. Bildiğim kadarıyla, ünlü Bayes kurallarının söylediği de budur.

Yine günlük yaşamda ve bilimde olaylar, özellikle gözlemler açık ve kesin olmadıkları gibi, kişilere ve gruplara göre de değişebilirler. Bunun doğal sonucu, bilimsel olanlar dahil, bulguların onları yapan ve bulanlara göre değişmesidir. Bireyler genelde görmek istediklerini görürler.

Bu ortak yanlara karşın bilimi günlük yaşamdan ayıran temel ögeler ise şunlardır: Bilim, sürekli merakın harekete geçirdiği bilinçli, sistematik bir istenceyle arayan, irdeleyen, sınayan, deneyen; bazen bizzat kendisinin ürettiği sorunlarla cebelleşen; daha çok, daha derin verilere ulaşmaya çalışan; yeni buluş ve araçlarla sürekli deney yapan bir yaklaşım ve etkinliktir. Ama bu ayırım mutlak bir kesinlikte değildir, bir derece meselesidir.

Makalenin tamamını okumak için TIKLAYIN

Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Mart 2010 21:28
 
Tuncer BULUTAY Söyleşisi / 14 Haziran 2008 PDF Yazdır e-Posta

SBF-DER’E ÜYE ESKİ ÖĞRENCİLERLE
YEMEKTE YAPTIĞIM KONUŞMA (GENİŞLETİLMİŞ)1

Tuncer Bulutay

Büyük sıkıntılar çekmiş eski öğrencilerimin beni ödüllendirmelerinden mutluluk ve onur duydum. Bu fırsattan yararlanarak yuvamız Mülkiye ve onlarla ilgili düşüncelerimi, Türkiye ekonomisinin temel sorunlarını açıklamak istiyorum.

A.Mülkiye’nin Temel Nitelikleri
Bence, üyesi olmaktan daima kıvanç duyduğum Mülkiye’nin şu temel nitelikleri vardır:

1.Mülkiye, Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde kurulmuş seçkin eğitim ocaklarından biridir. Diğerlerinde olduğu gibi Mülkiye’de de temel hedef toplumu yönetip  yönlendirecek eğitimli insan yetiştirmek, sürekli savaş ve bunalımlar içinde boğulup yoksullaşmış halka hizmet etmek olmuştur.

2.Cumhuriyet dönemi buna önemli bir güç eklemiştir: Bilimi egemen kılmak, Türk toplumunu bilim yoluyla çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmak,

3.Mülkiye’de başından beri kamuya hizmet etmek temel amaç olmuştur. Mülkiyeli halkın yaşam düzeyini geliştirmeyi, Cumhuriyeti yüceltmeyi, demokrasiyi, hak ve özgürlükleri güçlendirip yaygınlaştırmayı kendine verilmiş bir kutsal görev saymıştır.

4.Bence Mülkiye’nin 1950 sonrasında genellikle muhalefet cephesinde yer alması, kamuya hizmet işlevine açıklık ve daha genel boyutlar getirmiştir. Bazı kesimlerde Mülkiye devletle bir tutulmuş, özdeşleştirilmiştir. Oysa muhalefete geçiş halka hizmeti devletten ayırmıştır.

Muhalefet kamuya hizmetin boyutlarını geliştirmiştir. Muhalefetiyle Mülkiye yeni fikir ve düşünce akımlarına öncülük etmiş, toplumun önündeki ufukları genişletmiş, geleceğini zenginleştirmiştir.

Söyleşinin tamamını BURADAN   okuyabilirsiniz.

 
Tuncer BULUTAY Söyleşisi / 18 Ocak 2008 PDF Yazdır e-Posta

TÜRKİYE’NİN 2001 BUNALIMI SONRASINDAKİ BÜYÜMESİNİN NİTELİĞİ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ, GELECEK İÇİN YARATTIĞI TEHLİKELER

TUNCER BULUTAY


(KONUŞMA ÖZETİ)
18 OCAK 2008

Konuşmamı üç başlık altında sunacak, bu özette kısa açıklamalar vereceğim.

1.Bu Dönemdeki Büyümenin Niteliği
Bu dönemde Türkiye ekonomisinin temel niteliği geniş ölçüde uluslararası gelişmelerin, sermaye akımlarının etkisi altına girmiş olmasıdır.

A.Dünya’ya Egemen Olan Temel Etkenler
Dünya’da son yıllarda şu temel etkenler baskın nitelik kazanmıştır: i)Küreselleşme, finans kesimi öne çıkmış, çok bol fonlar ve likidite temel belirleyici olmuştur. ii) Bu küreselleşmede sermaye akımları egemendir, 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarındaki küreselleşme olayında büyük ağırlığı olan işgücü hareketlerine bu küreselleşmede yer yoktur. (Tabii, yasadışı göçler sürmektedir, İsveç gibi bazı ülkeler göçe daha açıktır).

iii) Dış ilişkilerde mal ve hizmet ticaretinden daha ziyade varlık (asset) akımları etkindir.  iv) Dış ticarette, “dikine uzmanlaşma”, “taşeronluk” gibi adlar verilen etkinlikler büyük önem kazanmıştır. v) Sermaye akımları çeşitli öğeler içermektedir. Gelişmekte olan ülkelere özel sermaye akımı 1995-2005 döneminde hızlanmıştır. Bunlar içinde daima en büyük paya “Doğrudan Yabancı Yatırımlar” sahiptir. Bankalara, portföye (tahvil ve hisse senetleri) yatırımlar da çok daha az miktarda olsalar da kabaca koşut biçimde artmıştır. (World Bank, World Development Indicators, 2007:343).

vi) Özellikle enformasyon ve iletişim alanında hızlı teknolojik gelişmeler yaşanmıştır.

vii) Kalifiye işçilerin, özellikle yüksek öğrenimlilerin ağırlığı artmış, ücret dağılımları, gelir dağılımı bozulmuştur.

viii) Son yıllarda bazı hammaddelerin, özellikle petrolün fiyatı çok yükselmiştir.
    
ix) A.B.D. hem siyasal alanda hem de ekonomide çok başarısız bir gelişme göstermiştir. Avrupa ve Japonya’nın iktisadi başarımı da doyurucu olmamıştır.

x) Dünya üretiminde gelişmekte olan ülkelerin, özellikle Asya ülkelerinin payı artmıştır. Ama tabii tüm ülkeler için olduğu gibi gelişmekte olan Dünya’da da ülkeler farklı başarım göstermiştir. Türkiye, önemli alanlarda başarısız olan “Avrupa ve Orta Asya” grubunda yer almaktadır. Bu grupta Avrupa’da eski sosyalist ülkeler bulunmaktadır.

 

Söyleşinin tamamını BURADAN okuyabilirsiniz.

 
Bir Cemal SÜREYA Akşamı / 16 Ocak 2008 PDF Yazdır e-Posta
MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ VAKFI
&
BİLAY VAKFI
SÖYLEŞİ
“BİR CEMAL SÜREYA AKŞAMI”
16.01.2008
-------&-------
 

İHSAN FEYZİBEYOĞLU- Hoşgeldiniz,
Bu akşam burada bir şairi anmak için buluştuk.

Sadece bir şairi değil, Mülkiyeli bir abimizi, başı dik alnı açık bir bürokratı,  hem çizgiler  hem kelimelerle portreler çizen usta bir ressam-yazarı, hayatının büyük bir kısmını deneme, eleştiri, günlük yazmaya, çeviri yapmaya, dergi yayınlamaya adayan; ’Kişiyi yaptığı iş belirler. Kasap defteri tutarsan kasap deftercisi olursun.’ deyip edebiyatı asıl meslek seçen bir yazın erini.

100 Aşk Şiiri, Nazım Hikmet-Seçmeler ve Hasretinden Prangalar Eskittim gibi kitaplara yazdığı önsözlerde, sadece bu kitaplardaki şairleri değil, Türk şiirini ve edebiyatını da olağanüstü  bir ustalıkla değerlendiren, tahlil eden bir eleştirmeni.

Şiirleri okul kitaplarına girmeyen ama Türk ve dünya şiirini ve edebiyatını çok iyi bilen, özümseyen, evrensele ulaşan bir şairi.

‘Şiir dil işidir. Dilde yangınlar yaratma sanatıdır. Tutku ve jesttir. Şiir ülkemizde bir hayat biçimidir, Anadolu insanını, Türkiye’yi en çok şiir özetler. Halk türkülerini ve alaturka şarkıları hiç sevmeyen kişi şair olamaz, şiirden tam bir tat alamaz’ diyen, ‘Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısı’na eşlik eden, şiirin  hayatın kendisi olduğunu düşünen.

 Söyleşinin tamamını okumak için tıklayın.
 
Buket UZUNER Söyleşisi / 05 Haziran 2007 PDF Yazdır e-Posta
SÖYLEŞİ
BUKET UZUNER
-------o-----

SUNUCU – Değerli konuklar, Buket Uzuner Ankara'da doğmuş, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümünden mezun olmuş,  Michigan Üniversitelerinde biyoloji ve çevre bilimi eğitimi almıştır.

Tempo Teknik Üniversitesi ve ODTÜ’te araştırmacı olarak çalışmıştır. Romancı, hikayeci ve gezi yazarıdır. Romanları altı dile çevrilen Buket Uzuner, ABD Iowe Üniversitesi Onur Üyeliğine kabul edilmiş, 2004 yılında da ODTÜ Senatosu tarafından Takdir Belgesi ile onurlandırılmıştır.

on eseri İstanbullular’da, 2005 yazı İstanbul Atatürk Hava Limanında çeşitli mesleklerden 15 kişinin yollarını kesiştirerek yüzyılımızın bir Türkiyesinin kesitini ortaya koyarak göçlerle genişlemiş, İstanbul, dolayısıyla Türkiye'nin insan mozaiğini bize sunuyor.

Bugün bizimle “Kent Kültürü ve Kentlilik” üzerine konuşacak.
Buyurun efendim.

 

Söyleşinin tamamını okumak için tıklayın. 

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 7