Basında Mülkiye
Yalçın Bayer'in 18.08.2010 Tarihli Hürriyet Gazetesi'ndeki Köşe Yazısı PDF Yazdır e-Posta


Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Ağustos 2010 14:12
 
"Anayasa ile Aldatmak" - Anadolu Ajansı 01.04.2010 PDF Yazdır e-Posta

-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİ

-PROF. DR. MÜMTAZ SOYSAL:

-''BU PAKET, BÖYLESİNE ACİL, İVEDİ VE GÜNCEL YEPYENİ BİR ANAYASA YAPMAK YA DA ANAYASA'NIN KENDİSİNİ BÜYÜK BİR DEĞİŞİKLİKTEN GEÇİREREK BAŞKA BİR ANAYASA'YA DÖNÜŞTÜRMEK İHTİYACINDAN MI DOĞDU, YOKSA ÇOK YAKIN BİR GEÇMİŞ OLDUĞU İÇİN YARGI KONUSUNDA ÇIKAN BİR TARTIŞMADAN MI DOĞDU?''

ANKARA (A.A) - 01.04.2010 – Prof. Dr. Mümtaz Soysal, Anayasa Paketi değişikliği teklifi konusuyla ilgili olarak, ''Bu paket, yepyeni bir anayasa yapmak ya da anayasanın
kendisini büyük bir değişiklikten geçirerek başka bir anayasaya dönüştürmek ihtiyacından mı, yoksa çok yakın bir geçmiş olduğu için yargı konusunda çıkan bir tartışmadan mı doğdu?'' dedi.

Soysal, Mülkiyeliler Birliği'nde düzenlenen, ''Anayasa ile aldatmak'' panelinde yaptığı konuşmada, anayasa değişikliğinin kısa süre içinde hazırlanmasının doğru olmadığını, bunun çok dikkatli ve imtina ile hazırlanması gerektiğini söyledi. Şu an gündemde olan anayasa paketi değişikliğinin yaklaşık 2 hafta içinde hazırlandığını öne süren Soysal, Türkiye'de dünden bugüne yapılmış olan anayasalar hakkında bilgi verdi.

Mümtaz Soysal, toplumların kendisinden onay alınmasından hoşlandığını, bu şekilde kendisinin önemsendiğini hissettiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

''Bu paket, böylesine acil, ivedi ve güncel yepyeni bir anayasa yapmak ya da anayasanın kendisini büyük bir değişiklikten geçirerek başka bir anayasaya dönüştürmek ihtiyacından mı doğdu, yoksa çok yakın bir geçmiş olduğu için yargı konusunda çıkan bir tartışmadan mı doğdu? Buna benzer bir girişim daha önce yapılmıştı. Böylesine büyük bir çoğunlukla tekrar iktidara gelmiş olan parti, 'anayasa yapma zamanı geldi' diye tartıştı, ama olmadı. Yalnız biz uyanık kaldığımız için değil, devletin başında başka bir Cumhurbaşkanı vardı. O cumhurbaşkanı o olmasaydı ya da o türde düşünen bir Cumhurbaşkanı olmasaydı da şimdi düşünülen türden bir Cumhurbaşkanı olsaydı, o değişiklik çoktan gerçekleşmişti.''

Anayasa değişikliğinin içine herkesin çekilmeye çalışıldığını da ileri süren Soysal, ''Öyle bir anayasa yapılsın ki, biz toplum olarak anayasa üzerinde enine boyuna tartışmış olalım ve bu tartışmadan ufak tefek düzeltmeler de çıksın. Toplumda içinde kalmış ne kadar beklenti varsa, onlar da dile gelsin. Toplum, bu anayasa paketine sarılsın, 'biz yaptık' diyebilsin. Bunun için de bir halk oylaması kaçınılmaz olmuştur. Sanki, anayasa değişikliği toplumca benimsenmiş, hep birlikte gerçekleştirilmeye çalışılmış, düşüncelerin serbestçe ortaya konduğu bir anayasa yapılışına çevirmek. Tehlike burada...'' diye konuştu.

Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden de ''Anayasa Mahkemesi'ne başvurunun ve mahkemenin kararı ne zaman açıklamasının doğru olacağına'' ilişkin bir soru üzerine, halk oylamasına gidilmeden Anayasa Mahkemesi'nin karar vermesi gerektiğini, aksi halde halk oylaması sonucunun kabul edilebilir bir sonuç olacağını söyledi.

 
"Anayasa ile Aldatmak" - Vecdi SEVİĞ PDF Yazdır e-Posta

"Anayasa ile Aldatmak"

Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ın 1 Nisan 2010 günü Mülkiyeliler Birliği tarafından düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmadan notlar.

Oturumu Yöneten: Uluç Gürkan, eski TBMM Başkan Vekili.

Toplumumuz Anayasa yapmayı sever. Ancak, doğru dürüst bir anayasa yapmak hiç mümkün olamadı. Hep olağanüstü dönemler sonrasında Anayasa yapılıyor. En sakin yapılan anayasa 1924 tarihindekidir, o da kurtuluş savaşının ardından yapılmıştır. 1982 Anayasası da darbe sonrasınındır, 1961'deki kadar bile tabana yayılmadan gerçekleştirilmiştir.

Türkiye gelişen bir ülkedir ve gelişmesinin durmaması lazım. Bu nedenle de Anayasanın dinamik olması gerekir. Oysaki şimdiki değişiklik konjonktüreldir. Tıpkı 2007'de Cumhurbaşkanlığı seçimi için yapılan değişiklik gibi.

Yapılmak istenen değişikliğin nedeni Türkiye'yi padişahlıkla başkanlık sistemi arasında bir noktaya götürmek isteğidir. ABD'deki başkanlık sistemine yakın, padişahlığa dönük bir anayasa isteniyor. Padişahlığa dönüklük, genlerimizden gelen bir durum, 600 yıllık bir imparatorluktan geliyor, hoşumuza gidiyor bu.

Şu anda uygulanan yöntem, toplumun geniş kesimlerini anayasa tartışmasının içine çekme çabasını içeriyor. Kamuoyunda tartışmalar yapılsın, bunlardan bazı düzeltmeler de yapılsın, toplum bu heyecanla pakete sarılsın ve 'biz yaptık' diyebilsin istiyorlar. Tehlike de burada! Topluma kendin için anayasa yapmak ister misin denilince 'hayır istemem' demez.

Temel bir niyet de şudur: Halkın daha otoriter bir yönetim için kullanılmaya alıştırılmasıdır. Halka EVET mi, HAYIR mı? diye soruluyor. Ayrıntılı, çok yanlı düşünmeyi mümkün kılmayan bir yöntem tercih ediliyor. Bunun adı Plebisittir. Sistem değişikliğinin yolu açılıyor.

İşin içinde şeytanlık var.

Halk oylamasının zamanı tartışılırken de halk ile yargıyı, Anayasa Mahkemesi'ni karşı karşıya getirmek isteniyor.

Onların anlayacağı bir dille söyleyeyim, Bunları bir yerde Allah çarpar.

Vecdi Seviğ

 
Mülkiye'ye araştırma merkezi... Hürriyet Ankara 25.03.2010 PDF Yazdır e-Posta


 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 67